Enstitümüz Yüz Yüze Seminerleri

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından düzenlenen “Sosyal Bilimlerde Ar-Ge ve TÜBİTAK Projeleri: Nedir? Nasıl Yazılır? Nasıl Değerlendirilir?” konulu seminer, İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Sosyal ve Beşerî Bilimler Araştırma Destek Grubu (SOBAG) üyesi Prof. Dr. Yılmaz Kılıçaslan’ın sunumuyla gerçekleştirildi.

Seminere Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Saime Önce, Enstitü Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Hakan Altınpulluk ve Doç. Dr. Ayla Topuz Savaş başta olmak üzere farklı alanlardan birçok öğretim elemanı ve lisansüstü öğrenci de katıldı.

Prof. Dr. Kılıçaslan: “Türkiye’de araştırılması gereken pek çok konu var”

Prof. Dr. Kılıçaslan gerçekleştirdiği sunumda, ülkemizde büyümenin ve refah artışının Ar-Ge ve TÜBİTAK projeleri ile ilişkili olduğunu vurgulayarak akademik gelişimde proje geliştirmenin öneminden bahsetti. Kılıçaslan, TÜBİTAK kapsamında araştırılması gereken pek çok konunun olduğu ve konuyla ilgili herhangi bir sınırlamanın olmadığına dikkat çekerken bir araştırmanın en önemli özelliklerinden birinin özgünlük olduğunu da sözlerine ekledi.

TÜBİTAK 1001 ve 1002 projelerinin ayrımına dikkat çekerek, öğretim üyelerinin 1001 projelerine yönelmesini tavsiye eden Kılıçaslan, doktora öğrencilerinin 1002 projelerinde yürütücü olarak görev almasının büyük bir fırsat olduğunu vurguladı.

Proje deneyimi kazanmak çok önemli

Seminerde, akademik gelişimi besleyen bu projelerde proje yürütücüsü, araştırmacı ve bursiyer gibi farklı roller vurgulanırken, proje deneyiminin oldukça kıymetli olduğu ifade edildi. Seminerin son bölümünde Prof. Dr. Yılmaz Kılıçaslan, TÜBİTAK görevleri ışığında elde ettiği deneyimlerden yola çıkarak bir proje önerisinin nasıl hazırlanması gerektiğiyle ilgili örnek bir proje üzerinden genç araştırmacılara öneriler sundu ve soru-cevap bölümüyle seminer sona erdi.

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından düzenlenen “Uluslararası Dergilere Makale Gönderme Süreci” başlıklı seminer Anadolu Üniversitesi Kongre Merkezi Kırmızı Salon’da gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Akbulut’un konuşmacı olarak yer aldığı seminere çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

Makaleyi hazırlama ve yükleme süreci, makalenin yayınlanacağı dergiyi seçme ve bu süreçte avcı ya da sahte dergilerin tuzağına düşmeme, makaleleri özgün hale getirme, makale yazarken dikkat edilmesi gerekenler gibi konularda deneyimlerin ve bilgilerin aktarıldığı seminerde tüm bu süreçler sırasında kullanılan uygulama, web sitesi ve araçlar dinleyicilerle paylaşıldı.

Prof. Dr. Akbulut: “Bir doktora tezini ortaya koyabilmek için derinlemesine irdeleme yapmak gerekiyor”

Uluslararası dergilerde yayın yapmanın akademik kariyer içerisindeki önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yavuz Akbulut konuşmasına şöyle devam etti: “Uluslararası dergiye makale göndermenin birçok avantajı var. En önemli avantajlarından bir tanesi kaliteli dönüt alabiliyoruz. Orijinal bir doktora tezini ortaya koyabilmek için çok derinlemesine irdeleme yapmak alandaki boşluğu bulmak gerekiyor. İyi bir uluslararası dergide ise yayın yapıldığı zaman birçok editörden geri dönüt alabilme avantajını da yakalıyorsunuz.  Uluslararası dergilerin görünürlüğü de oldukça yüksek; bu nedenle atıf potansiyeli bağlamında da avantajlar elde etmek mümkün. Bu durumda akademik kariyeri olumlu yönde etkilemektedir.”

Doçentlik kriterlerinde çeşitliliğe ve düzenlemeye gidildiğini de aktaran Prof. Dr. Akbulut, “Master, doktora tezleri eskiden raflarda çürüyordu ve yayın yaptığınızda bu makaleler yayından sayılmıyordu. Fakat 2016 yılından itibaren lisansüstü tezlerde de yayın üretme kriteri getirildi. Bu süreç içerisinde hangi dergilerin güvenilir olduğu, emek verilen yayınların avcı dergilerin tuzağına düşmemesi de oldukça dikkat edilmesi gereken bir diğer konu.” şeklinde konuştu.

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün 40. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri, “Sosyal Bilimler Enstitüsü 40. Yıl Seminerleri” dizisiyle başladı. Türkiye Ürün İhtisas Borsa A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Dr. Necla İ. Küçükçolak’ın konuşmacı olduğu seminerde, “Ürün İhtisas Borsacılığı: Dünya ve Türkiye Uygulamaları” başlıklı konu ele alındı. Seminere Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Temizel, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Saime Önce ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Önce: “Sosyal Bilimler Enstitüsü olarak bu yıl 40. yılımızı kutluyoruz”

Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Saime Önce sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Sosyal Bilimler Enstitüsü olarak bu yıl 40. yılımızı kutluyoruz ve bu 40. yıl onuruna bazı etkinlikler düzenledik. Bu etkinliklerin ilkini de sevgili Dr. Necla Küçükçolak ile birlikte gerçekleştireceğiz. Kendisi bize ürün borsalarının Türkiye’deki ve dünyadaki durumuyla ilgili bilgiler verecek. Kendisine şimdiden teşekkür ediyoruz.”

Dr. Küçükçolak: “Lokal piyasalar emtiada daha çok aktif rol alıyor”

Konuşmasında; Ürün İhtisas Borsacılığı, Türkiye Ürün İhtisas Borsası, Elektronik Ürün Senedi Piyasası, lisanslı depoculuk ve Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nda süreçlerin işleyişine değinen Dr. Necla İ. Küçükçolak emtianın dünyada ve Türkiye’de sürekli yükselen bir trende sahip olması nedeniyle yatırımcılar için güzel bir fırsat olduğunu söyledi. Lokal piyasalar ve ulusal borsadan da bahseden Küçükçolak sözlerine şöyle devam etti: “Lokal piyasalar aslında emtiada daha çok aktif rol alıyor. Biz de önemli bir gösterge olacağı düşüncesi ile lokali ulusala getirmeye çalıştık. Yine lokal ürünler işlem görüyor, lokal yerlerde teslim ediliyor ama ulusal olarak bizde işlem görüyor. Dünyaya baktığımızda emtia ticareti insanlığın yerleşik hayata geçmesinden ve tarımın yapılmaya başlanmasından itibaren başlamış durumda. Emtia borsacılığında hem emtia borsası var hem ürün ihtisas borsası var. Yurtdışındakilerle kıyaslanabilir olsun diye biz kendimizi öyle kategorize ediyoruz. Yani buradaki İzmir Ticaret Borsası bünyesindeki borsayı biz emtia borsası olarak değerlendiriyoruz ama içinde vadeli işlemleri, türev enstrümanlarını, standartlaştırılmış ürünleri de barındırıyorsa biz ona ürün ihtisas borsası diyoruz.”

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün 40. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri, “Sosyal Bilimler Enstitüsü 40. Yıl Seminerleri” devam ediyor. Türkiye Ürün İhtisas Borsa A.Ş. Direktörü Dr. Ali Sabri Taylan’ın konuşmacı olduğu seminerde, “Ürün İhtisas Borsacılığı Çerçevesinde Piyasa Etkinliği ve Tarım Piyasalarında Risk Yönetimi” başlıklı konu ele alındı. Seminere Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Saime Önce ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

Dr. Taylan: “Yaptığımız iş tarım piyasaları için risk yönetimi ve piyasa etkinliği”

Türkiye Ürün İhtisas Borsa A.Ş. Direktörü Dr. Ali Sabri Taylan seminerde, “Çiftlik ve tarım, piyasa bağlantılı, finans bağlantılı sigorta ve finans, devlet temelli olarak dört temel başlıkta risk yönetimini inceliyoruz. Borsa olarak çiftçiler için çalışmalar yürüttüğümüz konular iklim bazlı akıllı tarım, toprak ve su. Bir diğer konu da tarımsal çeşitliliği arttırmak. Bunlar verimi arttırıp aynı zamanda yapay zekâ yardımıyla uygun bölgede uygun ekim yapılmasını sağlıyor ve ürün çeşitliliğini arttırıyoruz.” şeklinde konuştu.

Lisanslı depoculuk sistemini bankacılığa benzeten Dr. Ali Sabri Taylan, borsa içerisindeki ticaretin işleyişinden ve risk yönetimi konusunda yapılan çalışmalardan da bahsetti. Dr. Taylan, konuşmasının devamında gıda tedarik sisteminin küresel salgın nedeniyle bozulmasından dolayı teslimatta gerçekleşen sıkıntıların ülkeleri kendi kendine yetmeye ittiğini ve lisanslı depolar sayesinde bir ürünün fiyatındaki artışı kontrol altına alarak devletin denetlemesinin kolaylaşacağını da sözlerini ekledi.

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü 40. Yıl Seminerleri “Sermaye Piyasalarında Lisanslama” semineriyle  devam ediyor. Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu (SPL) Genel Müdürü Serkan Karabacak’ın konuşmacı olarak yer aldığı etkinlik, Anadolu Üniversitesi Kongre Merkezi Kırmızı Salon’da gerçekleştirildi. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Temizel, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Saime Önce ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

SPL Genel Müdürü Karabacak: “Sermaye piyasasının belirli fonksiyonlarında çalışmak istiyorsanız lisans almanız gerekiyor

Katılımcılara sermaye piyasasındaki lisans türleri hakkında bilgi vererek seminere başlayan SPL Genel Müdürü Serkan Karabacak sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Sermaye piyasasının belirli alanlarında çalışmak istiyorsanız lisans almanız gerekiyor. Bir bankada müşteri temsilcisi olmak istiyorsanız Düzey 1, teftiş kurulu başkanı olmak istiyorsanız Düzey 3, gayrimenkul yatırım ortaklığında genel müdür yardımcısı olmak istiyorsanız Düzey 3 ve Kurumsal Yönetim Derecelendirme Lisansı’nı birlikte almanız gerekiyor. Sınav konuları ise çoğunlukla derslerinizde öğrendiğiniz konular. Bu kapsamda muhasebe, ekonomi, kurumsal finans derslerini alıyorken ve bilgileriniz tazeyken lisans almakta fayda var.”

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünün (SBE) kuruluşunun 40. yıl dönümü için “40. Yıl Seminerleri” düzenlendi. “Müzik Endüstrisi ve Müziğin Pazarlanması”  konulu seminer, Anadolu Üniversitesi Kongre Merkezi Kırmızı Salon’da gerçekleştirildi. SBE Müdürü Prof. Dr. Saime Önce, öğretim üyeleri ve öğrencilerin katılım gösterdiği seminerde konuşmacı olarak Borusan Kocabıyık Vakfı Genel Koordinatörü Ahmet Etem Erenli yer aldı.

Erenli: “Farklı olmalısınız ki seyirci sizi tercih etsin”

Konuşmasında bilgi ve tecrübelerini dinleyicilerle paylaşan Borusan Kocabıyık Vakfı Genel Koordinatörü Ahmet Etem Erenli şunları söyledi: “Yurt dışının aksine ülkemizde geçmiş yıllarda müzik yöneticiliği alanı bilinmiyordu. Son yıllarda bu bölümün bilinirliği artış gösterdi. Benim gibi klasik veya caz müzik sevenler bir şekilde müzik yöneticiliği yapıyordu. Bu işi yapabilmek için öncelikle nota bilmeniz ve mutlaka konservatuvar okumanız gerekiyor. Eğer bu yetkinliklere sahip değilseniz zaman içerisinde eksikliklerinizi tamamlamanız gerekiyor.”

Konuşmasının devamında repertuvarın önemine de vurgu yapan Erenli, “Diğer orkestralardan ve konserlerden farklı olmalısınız ki seyirci sizi tercih etsin. Bu kapsamda seyircinin de sizi tercih etmesinin önemli bir koşulu repertuvarınız olacak. Sonuç olarak insanları sıkmayacak, ilgiyi kaybetmeyecek bir repertuvar hazırlamak önemli.” dedi.